Ofis hayatımı sonlandırma hikayem

Ofis hayatını sonlandırmak, hayattaki koşuşturmaya son vermek anlamına geliyor.

Ofisteki hayatımı bitirmeye nasıl karar verdiğimi düşündüm ve bena bu kararı aldıran önemli olayları küçük defterime başlıklar halinde listeledim.  Aslında bu durumun kökenleri daha da gerilerde yatsa da, ben o kadar geriye gitmeden, son bir – iki yılda benim hayatımı etkilemiş olay ve kişileri sizinle paylaşmak istiyorum.  Belki sizin yolunuzun bu listeyle kesişme noktası burasıdır.

İlk maddeler biraz anlamsız gelebilir ama son noktada her şey yerli yerine oturacak.

1- Çağdaş’ın hayvanları çok sevmesi. Çağdaş’ın – yani benim kocamın  – hayvanlarla arası çok iyi. Hep bir hayvanat bahçesinde çalışmak veya bir at çiftliği sahibi olmak ister. Yanlızken veya ben başka bir şey izlemiyorken sürekli dicsovery, animal planet, national geographic izler ve dünyadaki hemen hemen tüm hayvanlar hakkında bilgisi vardır.

2- Evlenmeden önceki kararımız Avustralya’ya taşınmaktı. Başvurulara tam başlayacaktık ki, burayı terketmeden önce bir kez daha denemek istedik. Belki evlenince burada mutlu olacaktık. Yurtdışına da para biriktirerek tatil amacıyla gitmeye karar verdik. Ancak planımız 5 yıl sonra tekrar oturup düşünmekti ve bu planın üzerinden şu anda tam 5 yıl geçmiş durumda !

3- Şu anda çalıştığım şirketin İngilizce metinlerini düzeltsin diye Patricia ile çalışıyoruz. Patricia, Fransa’da yaşayan bir Amerikalı. Evden metin yazarlığı yapıyor. Çok aktif, arkadaş canlısı, güzel ruhlu ve sürekli kendini iyi yönde geliştirmeye çalışan şeker biri. Kocası ile beraber sürekli Güney Afrikay’ya seyahat ediyorlar. Kocasının orada iş bağlantıları var. Bir yandan iş yapıyorlara, bir yandan da Afrika’yı olabildiğince geziyorlar.

Patricia bana sürekli Afrika’yı anlatır. Gezilerinden, orada ruhunun nasıl dinlendiğinden, insanların iyiliklerinden bahseder ve fotoğraflar yollar.  Ben de bir gün bu fotoğrafları Çağdaş’a gönderdim ve belki bir gün biz de gideriz dedim. Sonra da yazın değil, sonbaharda bir zamanda gitmenin uygun olacağını düşündük – orası Güney yaarımkürede olduğu için en sıcak ayları Aralık, Ocak ve Şubat.

Ama o sırada böyle bir sehayat yapma olasılığımız çok çok düşüktü, çünkü ikimiz de maaşlı birer çalışandık ve tatil için zar zor para bulabiliyorduk. Dolayısı ile Afrika seyahatimiz gülümsemeli bir iç çekişten öteye gitmedi. Tabii o günlerde…

4- Ben 2005 yılında yine işteki bazı olumsuzluklar yüzünden işi bırakmış ve kendi işimi kurmuştum. Grafik tasarım yapıyordum ve kuzenim ile beraber fotoğraf ve film çekiyorduk. O zaman kazancım en az eski maaşım kadar oluyordu. Hem de sabah uyuyarak ve işten erken çıkarak.

Bundan sonraki bir kaç maddeyi hızlı geçeceğim. Sadece olan olaylar:

5- Çocuk yapmaya karar verdik ve bir kızımız oldu. Hamile olduğum ve kendi işimi yaptığım dönemi şimdi hayatımın en güzel dönemi diye hatırlıyorum.

6- Ben maddi durumlar yüzünden eski işime geri döndüm. Yine stres, kişisel zaaflar vs. herkesin bildiği şeyler.

7- Çağdaş işten ayrıldı ve benim kurduğum tasarım işini devam ettirme kararı aldı. Fakat ben çalıştığım için çok destek veremedim ve o tarafta bir gelişme olmadı.

8- Babamdan kalan bir ev satıldı ve elimize biraz birikmiş para geçti. Dolayısı ile maddi olarak biraz rahatladık.

9- Geçen yaz işlerden dolayı tatil yapamadık ve birikmiş izi günleri ile uzun bir kış tatili yapmaya karar verdik. Ve bilin bakalım nereyi seçtik? Tahmin ettiniz mi? Güney Afrika.  İnanın hayatımın en güzel tatiliydi. Tatilin bir kısmını şuradan okuyabilirsiniz: Cape Town

10- Tatilden dününce aklımızda bir tek düşünce vardı: Güney Afrika’ya yerleşsek mi? Nasıl olur, ne yaparız gibi sorular sorup durduk. En sonunda bir denemeye karar verdik. Hemen olmasa da en az iki yıl içinde maddi durumumuzu, işimiz ayarlayıp gitmeyi planladık.

Yani 5 yıl önce verdiğimiz ve sonra unuttuğumuz bir karar, tüm olumlu ve bize uygun şeylerin bir araya gelmesi ile tekrar hedefimiz haline geldi.

Çağdaş’ın hayvan sevgisi ve benim rahat, küçük bir şehirde koşturmadan uzak bir yaşam istemem bizi Cape Town konusunda çok heveslendirdi.

Şimdi geçmişe baktığımda hayatımın kendi niyetlerim doğrultusunda tasarlandığını görüyorum. Arada bir sürü olumsuzluk olmuş gibi görünse de aslında bütün bunlar bizi bu noktaya getirmek için atılan adımlarmış.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.